Ne anladım , ne gördüm
kahverenginin boku dünya...
Açtım gözlerimi
bilmediğim binbir acıya
Ağladım
susmamacasına ağladım
ciğerlerim yandı trajediden
etlerim sanki ayrıldı kemiklerimden
ağladım.
Gözümden gelen bu tuzlu şey de ne?
Ab-ı hayat mı?
Çürümüş, kokuşmuş bir su mu yoksa?
Boyum mu uzadı
gökler mi çekiştirdi beni yoksa?
Aşıklar ayrıldı
ben uzadım
Yiğit atlar öldü ve nankör kediler
sadık köpekler, billur sesli bülbüller
öldü...
Ben uzadım.
Çok uzadım
haddinden fazla...
Kafamı göklere dayadım
ağırlığına dayanamadım
öylece bakakaldım.
Gözlerim büyüdü benim
Uzak vahalara daldım.
Yorumlar
Yorum Gönder