Aramaktan neden vazgeçemiyorum? Bir istek, bir içgüdü mü
yoksa basit bir heves mi? İnsanın aradığı şeyi bilmemesi ölüme eşdeğerdir.
Belki de ben intiharımı arıyorum. Anlam katmak istiyorum şu fani bedenime. Ben
her arayışta bir anlamımı yitirdim. Kendimi Hansel zannederdim, her anlam
kaybedişimde bir kırıntı bırakırdım arkama, o kadar çok kırıntı var ki takip
edecek, kafam hiç olmadığı kadar karışık, kaybettiğim anlamlarsa çoktan
değişmiş. Takip etmeye korkuyorum kırıntılarımı. Derin anlamlarım bile sığlaşmış, Hiçbir şey eskisi gibi değil. İçinde boğulduğum anlamlarım artık bileklerimde. Her
gün farklı bir anlam arıyorum, daha doğrusu ölümsüzleşmek için,
ölümsüzleştirmek ve anlamı yegâne kılmak için. Anlamsal faaliyetlerim artıyor,
bir boka yaramasa da artıyor. Kimsenin suçu yok, anlamlarımı katleden benim.
Her yüklemenin ardına bir sigara yakıyorum. Anlamı her yitirdiğimde ise
sigaranın anlamsızlığını düşünüp sigarayı bırakıyorum. En çok soğuk günlerde
severim anlam aramayı, soğuk hava belki anlamlarımı da diri tutar. Soğuk havada
buz kesmiş ellerime bir sıcaklık arıyorum. Pembe bulutlardan anlamdan ziyade
bir misyon arıyorum. Bir kalemim var ne yazdığını bilmeyen. Bir bedenim var
yorgun ve bıkkın. Bir zihnim var hasta, saplantılı ve kokuşmuş. İçinde ne olduğunu
ben bile bilmiyorum. Kaybolup gidiyorum bu arayışta. Ne bir adım ileri ne bir
adım geri, olduğum yerde... Emekli olmayı düşünüyorum şu günlerde. Emekli
ikramiyemle anlamlar alacağım kendime. Ederi olur mu bilmem. Emeklilik
günlerimde sadece uyumak istiyorum her şeyden uzak. Anlamsız bir uyku.
Emeklilikte yaşa takılanlardanım ben. Uyuyan güzel değilim ama zehirli bir
iğneyi hak ediyorum. Uykum, uyanamayacağım uykum, bin barçaya bölünmüş
uykum…Gel dünyalı gel!

Yorumlar
Yorum Gönder