Bazı şeyler vardır asla gün yüzüne çıkarmak istemezsin.İçeride bir yerlerde örümcek ağı bağlamış şekilde talihsiz bir maceracı tarafından gelip şans eseri bulunmayı bekler.Tozlu raflara her üflediğinde ciğerine dolan binlerce toza küfür ederken hiç bilmediğin tozlu sayfaları merak edersin.Elini yıpranmış sayfaların arasında gezdirirken en çok sen zarar verirsin merakla bakmak istediğin sayfalara.Her sayfa atmayı bırakmış bir yürek olsa da deşilmekten hoşlanmaz.Atmayı bırakmış kalpler acı çeker mi?Duyumsamadan bu kadar uzak kalmış sayfalar neden bu kadar narin olmak zorundadır?Uzun yılların ağırlığı altında ezilmiş toz taneleri,en çok onlar memnun hallerinden.
Yılların baskısı,basıncı büyülü bir sözle ortadan kaldırılmış.İrin bağlamış harfler bir bir akıtıyor biriktirdiklerini.Zaman hızlanıyor.Yıllara meydan okuyan sayfaların beş dakika daha dayanacak hali yok.Konuşmaktan çok kusmak istiyor cümleler.Doluca kötülüğü,acıyı,baskıyı ve çok önceden yavaşlamış zamanı...Maceracı;korkusuz korkak neyi eline aldığının farkında bile değil.Esaretin en görünmezine girdiğinden habersiz,heyecanlı ve gururlu.Bir anın bir ömrü esir aldığı rüzgarlar esiyor.Ağaçlar dallarına küs.Merakın tutkusu benliğinden aşkın maceracı göremiyor,hissedemiyor bedeninin kağıtlaştığını.Lif lif olan derisine çivi gibi çakılıyor düşünceleri.Acıya uyanıyor ama artık her şey boşa.Kağıt yapılmış,çivi çakılmış.Eski tozlar çok uzaklaşmadan çökmüş yeni kelimelerin üzerine.Her bir toz zerresi ardına başka bir tozu konduruyor.Tek zerresi tonlarca güzel toz tanelerinin.Mananın altında çatırdıyor kelimeler.Örümcekler de kaçırmaz bu şöleni.Örerler sayfalara o kusursuz ağdan yapma düşünceleri.
Tüm tantana bitti.İyi de maceracı nerde?

Yorumlar
Yorum Gönder