Hayatımı bir hamal olarak olarak yaşıyorum.Hayat o tutkulu kadın omuzlarıma o kadar ağır bir yük bıraktı ki ne hareket edebiliyorum ne de onu bırakabiliyorum.O kadar çok sorumluluğumuz var ama nedense bize yardım edecek bir insanoğlu bile yok.Doğumdan ölüme giden o yolda ne bir Veysel'iz ne de bir Neşet'iz.Omzumuzdaki bu yükle yaşamayı başarmak...Hayat zor olmasa ben yine olur muydum?Tüm hayatların merkezinde yaşayabilir miydim?İnsan için çok önemliydi merkez olmak.İnsan bencildi,çıkarları doğrultusunda yalan söyleyebilirdi,tüm cinayetlerden beter zihin ve kalp katili olabilirdi.Yıllarca uyumak istedim,yıllarca sorguladım,aradımı bulduğumu sandım,düştüm.Beni kaldıracak birini umdum.Boştu yaşadım.Boştu öldüm.Ölünce bitecekse,ölünce omuzlarımdaki yük inecekse öldürün beni gözünüzü kırpmadan.Biliyorum; şu gün şurada ölsem omuzumdaki tüm yükü mezarıma yığarlar.Ölülerde nefes alır,ölülerde konuşmak ister.Anlamlandırabilmek isterdim yaşamı,yaşadıklarımı,yaşayacaklarımı,yaşayıpta hatırlayamadıklarımı.Beden ölmeden ruh ölmez dediler.Yalan söylediler.Ruhum öleli çok olmuştu farkına geç vardım.Yaşıyor gibiydim,bedenim çürümemişti ama tam anlamıyla görünmezdim.Ruhum mu ölmüştü acaba?Zamandan mekandan azade olup sadece gözlemci mi olmuştum?Olamazdı,anlamlandırma serüvenim bitmemişti.Silikleşti ruhum.Sanırım artık anlıyorum.Ölmek yerine yavaş yavaş yok oluyorum.Anlam kazanması gereken tüm yüklerim birer birer anlamsızlaşıyor.Böyle olacağını hiç düşünmemiştim bu anlam maceramda.Başkalarının yükünde olan anlamım bir bir hafifliyor.Yüküm yok artık.Kimseye de yük değilim.Yok oldum ben. Hayata hamallık yaparken yükümün altında yok oldum.Silik ruhlu hamallar derneğinin bir kaç tahtadan fazlası eksik olan bir üyesi daha öldü.Hayata benden bolca kına,bolca mürekkep.
Hayatımı bir hamal olarak olarak yaşıyorum.Hayat o tutkulu kadın omuzlarıma o kadar ağır bir yük bıraktı ki ne hareket edebiliyorum ne de onu bırakabiliyorum.O kadar çok sorumluluğumuz var ama nedense bize yardım edecek bir insanoğlu bile yok.Doğumdan ölüme giden o yolda ne bir Veysel'iz ne de bir Neşet'iz.Omzumuzdaki bu yükle yaşamayı başarmak...Hayat zor olmasa ben yine olur muydum?Tüm hayatların merkezinde yaşayabilir miydim?İnsan için çok önemliydi merkez olmak.İnsan bencildi,çıkarları doğrultusunda yalan söyleyebilirdi,tüm cinayetlerden beter zihin ve kalp katili olabilirdi.Yıllarca uyumak istedim,yıllarca sorguladım,aradımı bulduğumu sandım,düştüm.Beni kaldıracak birini umdum.Boştu yaşadım.Boştu öldüm.Ölünce bitecekse,ölünce omuzlarımdaki yük inecekse öldürün beni gözünüzü kırpmadan.Biliyorum; şu gün şurada ölsem omuzumdaki tüm yükü mezarıma yığarlar.Ölülerde nefes alır,ölülerde konuşmak ister.Anlamlandırabilmek isterdim yaşamı,yaşadıklarımı,yaşayacaklarımı,yaşayıpta hatırlayamadıklarımı.Beden ölmeden ruh ölmez dediler.Yalan söylediler.Ruhum öleli çok olmuştu farkına geç vardım.Yaşıyor gibiydim,bedenim çürümemişti ama tam anlamıyla görünmezdim.Ruhum mu ölmüştü acaba?Zamandan mekandan azade olup sadece gözlemci mi olmuştum?Olamazdı,anlamlandırma serüvenim bitmemişti.Silikleşti ruhum.Sanırım artık anlıyorum.Ölmek yerine yavaş yavaş yok oluyorum.Anlam kazanması gereken tüm yüklerim birer birer anlamsızlaşıyor.Böyle olacağını hiç düşünmemiştim bu anlam maceramda.Başkalarının yükünde olan anlamım bir bir hafifliyor.Yüküm yok artık.Kimseye de yük değilim.Yok oldum ben. Hayata hamallık yaparken yükümün altında yok oldum.Silik ruhlu hamallar derneğinin bir kaç tahtadan fazlası eksik olan bir üyesi daha öldü.Hayata benden bolca kına,bolca mürekkep.

Yorumlar
Yorum Gönder