Ne güzel demiş Neşet Ertaş "Göğnüm hep seni arıyor,neredesin sen?".Peki benim gönlüm nerede?Belki de her insanda gönül yoktur.Ben her zaman bir gönlüm olduğunu düşündüm.Yerini bulamasamda varlığını çok uzaklarda duyuyorum,bazen bir Neşet türküsünde bazen de bir Nazım dizesinde.Kimseyi sevemiyorum.Ben daha gönlümü bulamamışken bir varlığa sevgi bağı kurmam hiç de gerçekçi olmaz.Boş durmuyorum arıyorum.Serüvene insanların en kutsalı annelerden başlıyorum.Bir kadın hiç görmediği ya da sesini duymadığına daha dünyada bile değilken gönlünü verebiliyor.Aslında arayışımın başlangıcını ve sonunu biliyorum.Arayışım annelerden başladı ve henüz bulamadığım gönlümün sahibiyle bitecek.Serüvenin kalan kısmında sadece varlığını bildiğim çöp torbamın sahibini arıyorum.Her an onu bulacağım hissi kuşatıyor zihnimi.Sonra tüm uykusuz gecelerin ardından ansızın aydın bir güne uyanıyorum.Onu görüyorum ve serüvenimin yazarını bulduğumu düşünüyorum.Sadece varlığını bildiğim çöp torbamın yakınlarda olduğunu hissediyorum.Yakında ama etrafı kalın duvarlarla örülü.Diyorum karanlık içindeki umut ışığına "Sahibi olduğun şeyi bana göster, yık tüm duvarları.".Yıkım sancılı ve bir o kadar da geri dönüşü olmayan yegane yol.O tüm duvarları alaşağı ettiğinde gördüğüm tek şey yıkılmış bir duvar, yıpranmış bir kadın ve asla eskisi olamayacak ben.Ne gönlümü bulabiliyorum ne onun sahibini,bulduğum tek şey bolca acı ve benden hunharca nefret eden bir ruh.
Yorumlar
Yorum Gönder